Mitolojiden Çıkış

Haşari bir çocuk gibi koştura koştura çıktın gittin hayatımdan! Utandım gidişinden, utandım kendimden, utandım seni sevişimden! Kırmızıya tapınan azgın bir boğayken, sarıdan başka din tanımayan bir aslana sapladın boynuzunu! İki harften ibaretti ilişkimiz, belki şın belki de kâf! (Şın aşkın başladığı, Kaf ise bittiği yer… / ikisinin arasında kaç harf varsa aşk o kadar sürer …) Ölü bir bedeni öper gibi dudaklarımı son kez sana uzattığımda, iki harften ibaretti aşkımız: belki şın belki de kaf! 

Alef yoktu başında, Ares yasaklamıştı bu harfi kendisine tüm tapınanlara! İki harften ibaretti bu yüzden seninle aşkımız: belki şın belki de kaf !

   

Organ Yangını

Yanan bir organin orta yerinde sıkışıp kalmış bir hayvan kadar çaresizim! Yanan kocaman ağaçlar gibi uzatmışken damarların kalbime kollarını; kaçacak deli(li)k bile bulamayan kimsesiz bir suçlu gibiyim! Bu organ yangınında, parçalanıyor kalbim; yanıyor etim! Eskisi kadar kolay değil artık seni sevdiğimi haykırmak! Eroine bulanmışken parmaklarım, durmadan uyuşurken ellerim!

Kendime duyduğum bütün inancı kaybettim, bu kahpe yangında erirken aklım, erirken sana esirliğim! Seni kaybettiğimi hissediyorum! An be an! “Buradayım,,” diyen sesine inanamıyor, “Seni seviyorum!” diyen diline güvenemiyorum!
Nasıl geldik bu noktaya?! Bilemiyorum! Duvarları yumrukluyor, saçlarımı yoluyorum! Sana duyduğum sevgi bile kurtarmaya yetmiyor beni içine saplanıp kaldığım korkulardan!

   

İhanet ve Kehanet

Terk edip giderken beni, hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan! Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum! Sen hiç değilse terk edip giderken beni, yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan!

Utan tenime değen ellerinden, utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen?!

   

Sayfa 2 / 2