Hiyanet-i Vataniye'nin Fransızcası

Orhan Pamuk kitabının Fransızca'da basılmasını fırsat bilip kendisinin davet edildiği bir radyo programında yine ülkesini şikayet etmekten geri durmamış.

Siz mösyö, kendi vatanını Almanlara ispiyonlayan bir Shakespeare tahayyül edebiliyor musunuz? Peki Fransa'daki ağır diktatorya yüzünden Ruslardan yardım dilenen bir Albert Camus?!

Siz mösyö, bir aydın olarak, hani dedenizin zamanında iyilikleri geçtiğinden falan değil de hakkaten iyi bir yazar olduğunuz için size köşe tahsis edilen Cumhuriyet'te kendi halkına yabancılaşan aydın profilinin en önemli temsilcisi değil miydiniz?

Yazdığınız romanda Kars'ı Nahçıvanmış gibi anlatan, sanki Misak-ı Milli sınırları Beyoğlu-Nişantaşı arasıymış gibi tepeden fotoğraf çeken, bina yapmayı beceremeyip mimar olmaktan vazgeçen ve belki de sırf bu sebepten düşmanların ülkemizin ortasına bina ettiği kini elinizdeki dandik bir fırçayla pembeye boyayıp Avrupa'ya yutturmaya çalışan siz değil miydiniz?

Fransızca bilmediğinizi Fransız radyosunda söyleme cesaretinizden ötürü mü verildi size Legion d'honneur; kendileri oldukça milliyetçidir, zira kendi milletlerini kıçı kırık bir ödüle satmazlar!

Sizin kadar hikaye anlatma yeteneğim yok Mösyö, çıkıp gene bir yabancı gazetesinden size uzatılan mikrofana "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" diyecek kadar hayal gücüm hiç olmadı.

Şüphesiz mösyö, hikayelerim zayıftır; ne anlatsam dinlemeyeceksiniz! Eline Pamuk Şeker verilmiş bir zavallı Orhan olarak Fransızca'ya çevrilmiş romanınızın imla hatalarını Nobel'den aldığınız 1 milyon dolardan artan parayla tuttuğunuz redaktöre düzelttirirken, kızınıza miras olarak bıraktığınız en şerefli değer olan Türk pasaportundan hiç utanmayacaksınız...

Rahmi VİDİNLİOĞLU / 22.05.2014